29 Aralık 2008 Pazartesi

Kırmızı Pamuk

Önce hayatı biraz beklemeye aldım,
Sonra sıkılıp, pamuktan kocaman bir kale yaptım...
Hemen ardından da failini aşkın,
Seçtiğim bir zindana kapattım!
Ve evet, pamuktandı her şey;
Taştan buz gibi duvarlara layık olsa da o;
Ben yine de onu pamuklarla donattım...

Aç bıraktım onun gözlerinden kaçarak aşkı!
Tutmadım ellerinden, ne sarıldım ne de sardırdım o kolları boynuma.
Her şeyi aldım o hainin ellerinden ama...
Yine de pamuktan bir kale yaptım ben;
Zindanında koparıp kalbimden bir parça saklamaya...

Bembeyaz duvarlara çarptı kanatlanıp çırpındıkça aşk,
Faili sessiz ve rahatça otururken;
Kalp kanadı yumuşacık beyazlığında dahi pamuğun...
Ve zaman geçtikçe, kıpkırmızı yakut lekeleri bıraktı etrafına,
Bir de gözlerimde akmaya hazır birkaç taştan damla...

Ve o aç bıraktı aşkı, görmeyerek kalbimin çırpınışlarını!
Tutmadı elleriyle, sarmadı yaralarımı ve bana da sardırtmadı.
Her şeyi aldı benim ellerimden ama...
Bilmedi yalnızca ona bir göz olduğunu bu pamuktan zindanda...
Bilemedi;
Bu pamuktan zindanda sonsuza kadar özgür olabilirdi aslında...

N.H.G

Hiç yorum yok: